İlçemize ait yazılı tarih öncesine rastlayan herhangi bir yerleşmeyi aydınlatacak çok net bulgulara rastlanmamakla beraber,yazılı tarihle beraber yöremizde yaşayanların genelde hayvancılık ve tarımla uğraştıkları bilinmektedir.M.Ö 200-1200 yılları arasında yöremizin Hititlilerin etkisi altında kaldığı sanılmaktadır.

M.Ö.VIII Yüzyılda Mileteus lu denizciler  Pazar yeri  adı verilen bir yerleşim biriminin Kafkas sahil yerleşim birimlerine ulaşacak olan bir merkez koloni şeklinde oluşturmuşlardır.Yöre bir müddet sonra  Med lerin   daha sonrada Perslerin eline geçmiştir.

Yunan prenslerinden,biri gemilerle yöremize geldikleri ve ilçemiz  önünde durduklarında denizden görünüşünü bir site devleti olan Atinaya benzettiğinden  tina-Athena olrak adlandırılmış ve Atina adını almıştır.

Atina  M.Ö.150 Yıllarda Pontus krallığı hakimiyetine girer.M.Ö.66 da Roma imparatorluğunun,M.S.395 de Roma imparatorluğunun iye ayrılmasıyla Bizans  egemenliğine girer.

Atina 1204 yılında Trabzon Rum imparatorluğunun tekrar geçmesin den sonra çeşitli göçlerin altında kalan Kafkas Milletlerinden Lazların-Megrellerin,Abhazaların,Gürcülerin işgallerine uğrayan Atina 1461 de Fatih Sultan Mehmetin  Trabzon seferinden sonra Osmanlı Türk egemenliğine geçer.1571 de Abhaza  korsanlarının yağmasına maruz kaldı.1854 yılında belediye olan 1864 yılında ilçe olan Atina 1877e kadar Batum sancağına bağlı tek ilçe idi.1877 Osmanlı-Rus savaşından sonra Batum Ruslara kalınca önce Çoruh iline bağlandı.Daha sonra idari yapıda Rize il olunca Rize iline bağlı tek ilçe oldu.

İlçemiz 1915de Tekrar Rus işgaline uğrar 10 Mart 1918e işgalden kurtulur.O tarihlerde Ardeşen  Çamlıhemşin ve Hemşin beldeleri Pazar ilçesine bağlı birimler idi,sonra sıra ile önce Ardeşen.sonra Çamlılıemşin ve Hemşin beldeleri ilçe statüsüne geçerek idari yapıda ilçemizden ayrıldılar.

İlçemiz 1928 yılında Atina olan adını Pazar olarak değiştirmiştir.

Bu gün ki tarih itibariyle ilçemizde halen Nüfus kütüğüne bağlı ve hayat da olan 75.000 kişi bulunmaktadır.17.000 Şehir merkezi 18.000 köy olmak üzere toplam 35.000 kişi yaşamakta olup 40.000 kişiden fazlası ilçe dışında ikamet etmektedir.

İLÇE ADININ KAYNAĞI

Filavinus Arianus (95-175) ilçeden söyle bahseder.  Germekten Kara Denizde bu isme sahip olan bir yer var.Yunan tanrıçası Ethananın tapınağının olduğu bu yöreye,tapınağın adından dolayı Atina denmiştir.Birde terk edilmiş kale var.Liman fazla gemi barındırmaz ama onları rüzgardan korur.

Kemal KARADENİZLİ  Trabzon adlı eserinde Pazar dan söyle söz eder: Burası eski bir kasaba olup putperestler zamanında tapındıkları mabuta;Petra (Entas)dendiği için adı Atina kalmıştır.

Ayrıca Doğu Karadeniz de Rumca sanılan birçok ismin  Lazca kökenli olduğu ileri sürülmektedir.Buna göre Atina-Athenia nın  Laz ca da  gölgelerin olduğu yer  Rize Rhizalion un İnsanların ve askerlerin toplandığı yer  Çayeli Mapavri ise  Yapraklı  anlamındadır. Yöreye Pontus krallığı döneminde Sonnica  Romalılar Pontus Palomeniacos  Bizanslılar ise khaldei demişler.Osmanlılar döneminde ilçemiz Rize ve of u içine alarak Batuma kadar Lazizstan olarak adlandırılmış,bu isim Milli mücadele yılların dada kullanılmıştır.

COĞRAFİ DURUMU

Pazar,Rize'nin doğusunda Hopa-Rize devlet yolu üzerinde doğu batı istikametinde kurulmuştur.Doğuusnda Ardeşen,batısında Çayeli,güneyinde Hmeşin ve Çamlıhemşin ilçeleri,küzeyinde Karadeniz yer alır.ilçe Rize'ye 37 Km,Sovyetler birliğine 67 Km uzaklıkta olup yüz ölçümü 315 Kilometre karedir.Pazar arazisi engebelidir.Arazi derin vadilerle yarılmıştır.Yılın her mevsiminde düzeli yağış alır.Kış aylarınad yoğun yağış alması nedeniyle nem oranı yükselmektedir.Akarsuların rejimi düzensizdir.İlçenin en büyük akarsuyu,Hemşin deresidir Diğerleri,Bodasari,Melyat ve Hunarsu dereleridir.

PAZAR KIZ KULESİ TARİHİ

Kız kulesi ile olarak Araştırmacı yazar Muzaffer Arıcı Şunları anlatmaktadır;Kız Kulesi Pazar (Athena) ilçemizin,Karadeniz sahilinde büyük bir kaya zerinde kurulu tarihin eskitemediği görkemli bir yapıdır.

Pazar Eski Belediye Başkanı Macit Basa'ya zamanında ricada bulunarak ,Kaleye çıkmam araştırmada buluna bilmem için yardımcı olmasını istedim.Bir kayığa binip kuleye çıkmamıza yardımcı oldu.İç tarafı harap olmakla birlikte bazı bilgiler veriyor.Üzerinde tarihi bir yazı bulamadım.Batılı yazarlar,tüm politik yapılar miladi senelerden beri anlatılır Athena Tapınağının putperstlerce yapıldığı 6.yy da zil kaleyi yapan Bizans imparatoru zamanında Hristiyanlarca yıktırıldığı uzun,uzun anlatılır,bu mhim ve sembolik yapıya temas edilmez  Osmanlı döneminde isminden bahsedilir.

Kesin olarak diğer politik kaleler kadar eski değildir.Bir gerçek daha varki buradan yansıtıcı aynalar vasıtasıyla Zil kaleye kadar zincir halinde haberleşme sağlanmış bir kulenin varlığı gerçektir. Batılı yazarlar,Cenovalı bir prensin kızına safiye yeri olarak yaptırdığı bir mesken olduğunu iddia ederler.Biz bu karmaşık duruma son vermek için Prof KARL KOCH'un fikrine yaklaşarak gerceği bulmaya çalışmanın en mantıklı tetkik olacağı kanaatindeyiz.


1843 yılı Ağustos ayında tüm Rize dağlarını dolaşan,Pazar (Athena) da iki gün kalarak iyi bir inceleme yapan,nebat uzmanı Prof.Karl Kogh'a göre kız kulesi veya kalesi osmanlı döneminde mesken haline getirildi.Görünüşü ve pencereleri,daha çok ikamet edilen bir yeri ,evi anlatıyor.Daha önceleri politik amaçlı kullanılmış olsa da sonradan Gürçü ve Kafkas eşkiyalarının baskınlarda ulaşamayacak bir yer olduğundan halkın ileri gelenlerinin burada saklanarak canlarını kurtarmışlardır.Eşkiya bir türlü kaleyi ele geçiremiyor ve yıkamıyordu.Bakirekız gibi ayakta kalan bu Kuleye kimse yaklaşmamış,Kule kız gibi ayakta kalmış.İsmin Türkler tarafından konduğu gerçektir.Bir ara burayı haydutlar ele geçirdi ve barınak edindiler.1818 yılında Atina(Pazar) vadi ağalarından Mustafa Ağa Haydutları def ederek Kuleyi oturulmayacak hale getirdi ve kısmen yıktırdı.

belkide benim tespit ettiğim yıkıntılar o zamandan kalmadır.Burada sözlerime ,tarihi gerçeklere mümkün olduğu kadar sadık kalarak bu kısa tespiti yaptığımı anlatarak bitirmek istiyorum.


Kız kalesinin bir benzeri ve aynı ismi taşıyan adaşı Ürmiye gölü civarındaki Kız Kalesi'nin Türk yapısı olması da Ayriyeten düşündürücüdür.